Silvan’da Bilinç
Güneydoğu Anadolu bölgesi, Özellikle Dicle havzası coğrafi konumu itibariyle başlangıçtan günümüze değin, insan yaşam alanı olarak tercih edilen, öncelikli bölge olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle bölgede çok farklı ve zengin kültürler yaşamış olup geçmişe dair bilgilenme hususunda bizlere önemli bulgular bırakmışlardır. Bölgenin coğrafi konumu ve ortam koşulları, kavimlerin birleşik yaşamı açısından son derece elverişli şartlara haiz durumdadır.
Kuruluşu Asurlar zamanında olduğu tahmin edilen Silvan; birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, zaman zaman başkent olarak önemli roller üstlenmiş, stratejik anlamda değerlendirilmiş ve uğruna bir çok savaşın yaşandığı özel bir konuma sahiptir.
Geçmişteki durumu ile bugünkü durumu arasında gözle görülür bir gerileme izlenmektedir. Bu durumun nedenleri apayrı bir inceleme konusu olarak ele alınmalıdır. Ancak bugün için dışarıdan bir bakış olarak edinilen izlenimler şunu gösterir ki; tarihteki şerefli konumu ile taşıdığı üstün özellikler onu dikkate değer hale getirmiş ve bozulmanın muhatabı etmiştir.
Silvan ilçesi, nihayetinde bir kara parçası ve/veya toprak yüzeyi olarak değerlendirilmemelidir. Üzerinde yaşayan insanların sahiplenmesine muhtaç bir alan olarak ele alınmalıdır.
Nitekim bu sahiplenme eylemi, beraberinde toprak hırsı, kültürel hakimiyet hırsı, ego benliklerin çatışması, bireysel mükemmeliyetçiliğin gayrimeşru yöntemlerle sergilenmesi gibi şekillerle bir başka deyişle ‘toplumsal birlik hareketi’nin dışında gerçekleştiği için bugün son derece kaotik bir yaşam alanına dönüşmüştür.
Toprak aynı toprak, su aynı su, hava aynı hava, ürün aynı ürün, zaman aynı zamandır ancak bu hayat unsurlarının kullanıcıları ve kullanış şekilleri değişiklik içermektedir.
Silvan bir tarım şehridir. Ekonomik geçimi tarımsal hayatın canlılığına dayalıdır. Halkının en iyi bildiği, toprak uğraşıdır. Tarla insanı diyebileceğimiz bu toprak halkı, bugün kendine yeni bir uğraşı imkanı aramaktadır.
Özellikle genç kesimin seyrettiği, bir önceki neslin kaynağının kuraklığıdır bu da onları sanayi halkı olmaya doğru yönlendirmektedir. Kendi iç bünyelerinde bunun bir örnekliği sergilenmediği için gözleri diğer sanayi topluluklarının yaşayışına kaymaktadır. Temeldeki zayıflık sonucunda devreye takipçilik ve kıyas mekanizması girmekte ve özenti ile bir maceraya atılınmaktadır.
Gerek devlet tarafından uygulanan tarım politikaları gerekse kullanıcıların bu politikayı özümsemeden uygulamaya çalışmaları ve/veya bütünsel bakış olmaksızın bireysel seçimleri nedenleri ile toprak ile toprak işçisi arasındaki bağ kopmuş ve insanlar kendilerine başka geçim kaynakları bulma arayışına girmişlerdir.
Ancak bireyin yapabilirlikleri genetik aktarımla ilişkilidir. Üzerinde doğduğu toprak, içinde doğduğu topluluk, geçmişinden gelen kültürel değerler ile birleştiğinde halk olur ve o halk içinde kendi kimliğini bulur. Bu bağlamda;

2006 yılında başladık "Kayıp İnsanlar Programı"na... 



Silvan'da Eğitim
Silvan'da Çocuk Olmak
Silvan'da Genç Olmak
Silvan'da Yaşlı Olmak
Silvan'da Kadın
Silvan'da Erkek
Silvan'da Toprak
Silvan'da Su
Silvan'da Umut